Hakan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hakan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2012 Çarşamba

HAKAN'DAN PIRLANTALAR




Bu pırlantalar Hakan'dan. İncileri geçtik, biz konuyla ilgili hislerimizi artık pırlantayla ifade ediyoruz. 
Üst kattan sesleniyorum Hakan'a. Diyaloğumuz bittiğinde Onun kesinlikle sudoku çözüyor olduğundan emin oluyorum.

G: Hakaaaaan Okan'da* kim var ?
H: Naciye var
G: Naciye kim Hakan?
H: Hani vardı ya ?
G: Mutlaka vardı da Naciye kim?
H: Hani daha önce çıkmıştı, diğer konuklar onun tiplemesini gerçek sanmıştı?
G: Haa tamam  ama onun adı Naciye değil Nihal,
H: Ha tamam NihaT işte :D

Şimdi bizim aramızda sıklıkla öyle diyaloglor oluyor ki unutmadan yazayım diyorum not defterime ama sonra kaynıyor arada :( Bu diyaloğa Hakan'dan inciler demek kesmedi,  bu diyalog olsa olsa Hakan'dan pırlantalar olurdu bence :)
Yorumların hepsi için çok teşekkürler; döneceğim onlara ama şimdi değil.Hakan'a beyni sulanmasın :P diye su doku çözdürtmediğim için O da bana 'sen de pc başından kalk' diyor :P Bazen su doku kutucuklarına yıldız, kalp, dudak gibi şekiller çizip bırakıyorum. Onları bulduğunda Hakan 'bu çözülmüş' diyor :))
Seviyorum arkadaşlarımı :)

*= Haftada beş gece TV8'de Okan Bayülgen

27 Nisan 2009 Pazartesi

KADROLU BAHÇE MÜZİSYENİ- GÜLEN-HAKAN MONO-DİYALOGLARI


Pazar günleri sitenin arkasındaki gizli bahçeye bir akardiyon melodisi yayılır, Rus ve Balkan ezgilerinin yoğunlukta olduğu tınılar doğal akustik site duvarlarına çarparak ay şeklinde konuşlandırılmış, balkonları arka tarafa bakan uzak sitelerden bile duyulur.Önü işlek sayılabilir bir cadde olan sitenin arka bahçesinde balkon kahvaltılarımıza eşlik eden bu müzik ziyafetini caddeden geçenler bilmez.Bahçe müzisyenimizin ilk ziyaretinde balkonlardan müziği ilgiyle dinleyen insanlar eminimki benimle aynı tereddütü yaşamışlardı; para versek ayıp olur mu?
Mantığım şuydu; müzisyenimizin amacı sadece bize iyi zaman geçirtmek olmayabilirdi, ya müziğinden kazanıyorsa hayatını?Sonunda o gün bir poşete para koyarak balkondan atmaya cesaret edebildim.Sonra diğer bütün balkonlardan aynı şey yapıldı:) Demek herkes benimle aynı tedirginlikle bir diğerinden bir hareket beklemişti.Müzisyenimiz de referans yaparak, teşekkür ettiği her halinden belli, eğilip emeğinin asla karşılığı olmasa da paralarını topladı.
Bu pazar daha önceki pazarlardan birinde tanışmak ve teşekkür etmek için aşağı indiğimde Romanyalı olduğunu öğrendiğim kibar müzisyenimiz yine bahçemizdeydi.Müziğimizi dinledik, kahvaltımızı yaptık.Güzeldi.

Akardiyon sesini çok severim, parmakların birbirine uyumlu çalışması beni hep hayrete düşürmüştür.Ben olsam kimbilir nasıl bir akardiyon sanatçısı olurdum.Hahahha.Düşündüm ve komik buldum bunu :)

Bir iki saat sonra daha az görebilmeye, nesneleri olduklarından daha az boyutlu algılamaya başladım.Göz bebeklerim büyümüştü ama bu kez fazla sakinlikten :) Bugün neden böyle hissettiğimi yeni kullanmaya başladığım ilacın ilk sekiz günlük yarım tablet kullanımı sonrasında bir tablete çıkarmam gerektiği detayını atladığım ve direk bir tabletle başladığım için olduğunu anladım; yani daha ilk günden doz aşımı :) Doktor hatası..

Gün boyu aralıklarla çok az şeyi umursayarak serili yattım.Çok az şeyi umursamak, çok sorunlu bir dönemden her şeyin çözüm bulduğundaki o ilk an geçişi gibi heyecan yaratmaktan uzak, geçici ve yapay bir duygusuzluk verdi bana.Anlamlı olmadığını anladım.Başka türlü hissederken başka türlü hissettirmek istemek; kendime yaptığım bu.Asıl istediğim bu kandırmaca duygusunu gittikçe düşen bir grafikle hissetmek.
Sonra;

Acil sütlü kahve ihtiyacı için sütün bir kedi tarafından tüketildiği gerçeğiyle yüzleşince hem de biraz hava alırım diye büfeye gitmek üzere yola çıktım.Kağıt para alelade cebime sokuşturulmuş aylak aylak gezinirken birden süt almam gerektiğini hatırlayıp büfeye doğru seğirttim.Büfeye yaklaşmışken öylesine elimi cebime attığımda kağıt paranın yerinde olmadığını farkettim.Gezindiğim yerlere dönüp bakmaktı niyetim ama oralarda bir kağıt toplayıcısını görünce bu fikrimden vaz geçip yönümü eve doğru çevirdim.Parayı muhtemelen kağıt toplayıcısı bulmuştu.O da onun kısmetiymiş diyerek süt için para almak üzere yeniden eve geldim.Güvercin adımlarla usulcacık para alıp çıkacaktımki antrede delikanlı Hakan eşofmanımın arkasından yakaladı beni.

Sorgu diyaloğu:
H:Geldin mi?
G:Yok hala dışarıdayım, bu görüntü yakanı asla bırakmayacak olmamın bir işareti :D
H:Ciddi ol.
G:Peki.
H:Hani süt?
G:Ne sütü?
H:Gülen sen süt almaya gitmedin mi Allah aşkına?
G:Ha süüüt; inek bugün çok verimsizdi.
H:Allahım altı üstü bir sütlü kahve içeceğiz yaaa.
G:Tamam tamam söylerim ama salak dersen?
H:Salak!
G:AHA bana salak dedi!
H:Salak dersen söylerim dedin ya şimdi.
G:Ben öyle bir şey söylemedim.Ben 'ya bana salak dersen' demek istedim.
H:Tamam salak değilsin, anlat.
G:Parayı düşürdüm
H:Para seninle birlikte mi düştü? (Düştün mü demeye getiriyor)
G:Yok, o yalnız düşmeyi tercih etti.
H:Süt almadın yani,
G:E parayı düşürdüm dedim ya.(Adam sütle bozmuş)
H:Hahahah kahve içemeyeceksin yani :D (O sütsüz de içebiliyor)
G:Yooo, süt alıp geldiğinde içeceğim.
H:Ben mi gideyim yani süt almaya?
G:E ben para kaybediyorum.
H:Sütlü kahveyi sen istiyorsun, ben alıp geleyim diyorsun, parayı kaybediyorsun; sonra süt alıp gelen ben oluyorum.Ne anladım ben bu işten?Ceza gibisin.
G:İnan ben de hiçbir şey anlamadım.Hadi bekliyorum.
Hakan delikanlısı gider sütü alır gelir..
Kahvemi içtim, kalktığım yere serildim yine, uyuyup uyuyup uyanıp :)

Bugün böyle mayışık geçti..
Not:Fotoğraf bir yaz günü pazarına ait, ne zaman gerekli olsa makinemin pili yoktur çünkü!
Hakan bu gibi durumlar için bana sarsak diyor :(

NEHİR İÇİN

Aa BUNLAR DA VARMIŞ :)

Related Posts with Thumbnails