Uyku tutmadı, nasıl tutsun? Yaklaşık iki aydır bana ait değilmiş hissinin hakkını sonuna kadar veren günler yaşıyorum.Belki sonra anlatabileceğim şeyler bunlar ama kesinlikle şimdi değil. Üzüntü, hayal kırıklığı, öfke, nefret ve gelmişe geçmişe ağzım dolu dolu savurup yerini bulmasını umut ettiğim küfür ve beddualar! Kötü dualarımın hedefi vurması için de ayrıca dua ediyorum; ironik bir durum..
24ünde çıkacak bir kan sonucumu almak üzere yine Antalya'dayız. Yolculuk süresi kısalsın diye yayladan geliyoruz ama virajı bol yol beni acayip mutsuz ediyor. Yol kontrolörü gibiyim. Fren ayağım fren pedalında :))) Şoförden önce ben basıyorum frene ama otobüs yavaşlamıyor arkadaş :)
Bir kaç saat sonra sonucumu öğreneceğiz. Yeni ilaç mı başlanacak yoksa aynı gibi mi devam edeceğim az sonra belli olacak. Heyecanlıyım hem de nasıl. İyiliği kötülüğüne üstün mü gelir bilemediğim başka gelişmeler de oldu hayatımızda ama henüz netleşmediği için kesin bir dille anlatmam şimdilik gerekli değil. Olumlu ya da olumsuz haber aldığımızda bizimle aynı durumda olan kişilere yol gösterir umuduyla mutlaka yazacağım ama.
Funda ve Ufuk'la her görüşmemizde ya onların ya bizim başımıza bizi çok sevindiren bir olay geliyor mutlaka. Bu sefer de biz nasiplendik bu grubun 'iyi' enerjisinden, aslında uykumdan olmamın bir nedeni de bu henüz anlatmayı uygun bulmadığım konunun olumlu ya da olumsuz sonucu. Bizim için hayırlısı neyse o olsun..
Biz bugün, yani perşembe sabahtan Hakan'cığımla hastaneye gideceğiz. İşimiz bitince eve dönüp biraz dinlendikten sonra Fındığımı da alıp öğleden sonraki randevular için yeniden hastanede olacağız. Doktorum KİNİN içerikli Plaquenil isimli artist arkadaşı kullandığım için dört ayda bir yapılması şart olan göz muayenesi sonucunu da görmek istedi. Fındığımın da kontrolü var, bebeğimiz 9 haftalık oldu :) İyi bakıyoruz birbirimize :) Aş eriyor Fındığım :) Aş erdiklerini öyle güzel söylüyor ki benim de aş eresim geliyor. Fındık bu hamilelik durumunu çok olağan karşıladı. Hiç naz ve kapris yok maşaallah :) Şunu isterim, bunu isterim demiyor; şimdi şurada .... olsaydı ne güzel yerdik diyor örneğin :) Zamanımı daha da güzelleştiren fındığıma teşekkür ediyorum. Bugün hayatımızın dönüm noktası sayılabilecek 'O'gelişmeyle ilgili burada kalış süremizin uzadığını söylediğimde çok sevindiler; babam mı? O üzüldü. Telefonda baba sana iyi bir haberim var, on gün daha buradayız dediğimde babam 'iyi haber dediğin bu mu?' dedi. Özlemiş bizi :(
Yemeği bugün sevgılım fındık yaptı; islim kebabı. Nasıl yapılacağını da öğretti. Yanında pilav ve patates püre. Aslında canı isteyen olur da yapamaz, bulamaz diye yiyecek fotoğrafı koymak istemiyorum ama bu kez oluversin artık..
2 saat 43 dakika sonra hastanede olacağız.İçimi içime sığdıramayıp dışarı çıkardım.
Şans dilersiniz bana değil mi, dualara ihtiyacım var..
Fındık: Sevgılııım
Ufuk: Evet canım?
Fındık: Seni çağırmadım, Gülen'i çağırdım.
Gülen: Sevgılııııım
Hakan: Söyle bebeğim
Gülen: Fındığıma seslenmiştim..
NOT: BEBEK BENİM DEĞİL, HAMİLE DEĞİLİM, BEBEK FINDIĞIN AMA FINDIKTAN ÇOK HEPİMİZİN, O BEBEK TOPLUMUN :)
