tropikal ilaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tropikal ilaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2011 Cuma

İKİ AYDA NELER OLUR?

Beceremiyorum, ya ben bu hayatı beceremiyorum ya da hayat ben ve gibilerini..
Göğüs göğüse çarpıştığım hayatım ve sağlığımla ilgili sıkıntılardan öyle ya da böyle, az ya da çok kayıpla bir biçimde yırtmayı başardım. Öyle çok ayakta kalmak için savaşmak zorunda kaldım ki sıkıntısız hayat eksik gibi gelirdi sanırım bana..
Defdef'in sağlık sorunları, hırsız girdiğinden beri hiç azalmayan korkumla yaşamak zorunda olduğum, yaklaşık 1mt.20 cm.lik mutfak tezgahında olabildiğince az sıklıkta ve minimal yemekler yaptığım, yaparken de öfkemden ağladığım ve çatı katındaki neredeyse beş aydır süren aslında süremeyen tadilat işlemli apartmanda yaşadığım mutsuzluk, ülkemdeki değişmeyen gelişmelerin (!) aynı biçimde son hız sürüyor olması, her gün gelen şehit haberlerinin beni yerlerde süründürmesi, Hakan'la gece çalıştığı için günde sadece 1.5 saat görüşüyor olmamız, gece evde tek başıma baş ucumda bıçak, kilitli oda kapısının arkasına yaptığım barikatlarla kalırken korkudan uykuya gün ağarırken anca yenik düşmem. Uykudan keyif almamak, dinlenmeden aynı eziyete uyanmak..

Dizimin bir karış aşağısında sinirlenip üzüldüğümde kanatana kadar kaşıdığım strese bağlı egzamayla yıllardır mücadele ediyorum. Kullandığım ilaçların çoğunun hiçbir faydasını görmedim çünkü biliyorum ki son gittiğim doktorun da söylediği üzere ben hayata bakışımı değiştirmeliyim ama yapamıyorum. Biraz rahat olmalıyım, geniş olmalıyım. Sokakta gördüğüm hiç tanışıklığımın olmadığı insanların yaşadıkları felaketlere üzülmesem bile yırtarım aslında bu egzamadan ama yapamıyorum! Egzamanın azıp kudurması yaklaşık bir ay önce Defdef'lerin tatil için Fethiye'ye geldiklerinden birkaç gün sonrasına denk gelmesi tabi ki hoş olmadı ama yapacak bir şey yok. Yüklendiğim sıkıntıları daha fazla kaldıramadım ve strese bağlı egzama denen kötü şey sağ el bileğimin iç tarafı, sağ dirseğim ve sağ diz kapağım ,her kulağımın içine de sıçradı. Dizimin bir karış aşağısındaki asıl bölge en feci olan lezyona sahipti. Hava nemli, yaralar kabuk bağlamıyor. Kanamaktan yorulan bacağımda sürekli kan kokulu bir akıntı, ateş, ağrı hissediyorum. Bacağım şişip morardı. İki kez acile gitmek zorunda kaldım. Yaralar bir de enfeksiyon kaptı mı, bütün bunlara orta kulak iltihabı da eklenince tam oldu. Feci ağrılı, acılı bir durum. Seksek kurşunu koydular adımı Defdef ve Erdim :D Defdef baktı bana sağ olsun. Şişi insin diye bacağımın altında iki yastık tavanı seyrettim kaç gün :( Doktora kontrol için gittiğimde nedeniyle birlikte nemlendirici karışımı kullanmayı bıraktığımı, mümkünse bana tropikal içerikli bir ilaç yazmasını rica ettim. Aslında strese bağlı egzamalarda tropikal içerikli ilaçların kullanılmadığını söyleyen doktor ilacı metazori yazmak zorunda kaldı. Tropikal ilaçların hepsi aynı biçimde mi kullanılıyor bilmiyorum ama benim kullandığım ilk hafta sadece akşamları, ikinci hafta gün aşırı yine akşamları kullanılan ve yavaş yavaş bırakılan bir ilaçtı. Ve kabuk bağlatmayı başarabilirsem yara kabuklarına sürülen bir ilacı da sabahları kullanacaktım. Bir ay sonra sıntılarım yavaş yavaş azalmaya başladı. Neredeyse üçüncü derisini tırnaklarımla alarak maymunların pembe totolarının rengine benzettiğim ilk lezyonun ağrısı da, kaşıntısı da geçti. Yaraların kalan izlerinin sıkıntısı da 'aman manken miyim sanki?' tesellisiyle tarafımdan bertaraf ediliyor :D Asıl canımı sıkan başıma gelen her tür sağlık sorunun bir biçimdce kontrolü altında tutulduğum SLE ya da skeloderma ile iltilinediriliyor olması. Benim sağlık sorunumdan dolayı Defdef'lerle birlikte ilk tatilimizden pek bir şey anlamadık. Bu nedenledir ki kendilerini en kısa zamanda bir daha bekliyoruz. Döndüklerinden bir hafta sonra Erdim düğün törensiz sünnet oldu ama ne yazık ki zamanına aniden karar verildiği için Defdef'in evlat kontenjınından ortak kullanıma açtığı tek oğlumuzun bu özel gününde yanında olamadım. Ne zaman olacağı belirsiz mevlidine gitmek kısmet olur umarım.

Bu arada taşındım :) Sadece terasında demir olmayan güvenli bir ev. Ben bir senedir uyumuyormuşum :( Hiç korkmuyorum bu evde. Evime hırsız girmiş olması beni tahmin ettiğimden daha çok hırpalamış meğerse. Merkezle Hakan'ın iş yerinin tam ortasında, merkeze de, Hakan'ın iş yerine de bisiklet gidimi 13.dk. uzaklıkta, günlük ağaçlarının arasında, serin, limon, portakal, biber, lahana, nane ve maydonoz ekili küçük bir bahçesi olan üç katlı bir eve taşındım. Sessiz, sakin, huzurlu bir ev. Bazen sabahları bisikletle Hakan'ın mesai bitimine gidiyorum. Çalıştığı otelin hemen önündeki plajda denize girip dönüyoruz eve. İki odalı bir evden daha büyük bir eve taşınınca ihtiyaç duyduğum eşyaları da geri dönüşüm kapsamında gideriyorum. Şirin, kapısı açıldığında deniz kenarı evi olduğu belli olan odalar hayal ediyorum; yavaş yavaş hayata geçirmeye çalıştığım..
Mutfak penceresinin önünde bahçedeki limon ağacına bakarak hazırlıyorum şimdi yemeklerimi :) Yalnız bahçe bakımı konusunda börtü böceğe allerjisi olan ben Banuca'mın bostanından bir şeyler öğrenmeliyim..
Mutluyum şimdi. Kurtulduğum o iki odalı evde iş yapmak ne kadar zorsa bu üç katlı evde iş tutmak o kadar kolay. Hala düzenleyemediğim bir hobi odam bile var artık :) Öğrendiğim şey; büyük konuşmamak lazım; Hakan'la ilk evimiz için ev sahibimize taşınmayı hiç sevmediğimi ve uzun süreli oturmamız için bize söz vermezse evini tutmayacağımı söylemiştim. Ben öyle dememişim; taşınma işlemi evlilik yılıma tur bindirdi; evliliğimin dördüncü yılında beşinci evime taşındım. Öyle ki eşyalarıma 'haydi arkadaşlar taşınıyoruz' desem kapının önüne çıkacaklar :) Yeni evim güzel ve en önemli ayrıntı da ev sahibimizin değil Fethiye, değil Türkiye; yurt dışında yaşıyor olması. Az, öz minimum iletişim.
Internet yeni bağlandı. Dizüstü bilgisayarımızı Hakan'la ortak kullanıyoruz. Geceleri Hakan'da. Gündüzleri bende. Birazdan yiyecek bir şeyler hazırlayıp Hakan'ı uyandıracağım. Sonra Hakan işe gidecek. Ben ev için projelere dalacağım :( Mevsim değişse, kar fırtınaları çıksa, sezon aniden kapansa ve Hakan'la ben artık birbirimize kavuşsak :/
Zamansızlıktan yorumlara yarın bir gün yanıt vereceğim. Arayan soran bütün arkadaşlarıma sonsuz teşekkür ediyorum..

Internetimiz henüz bağlanmamışken Hakan'ın iş yerinde
internet bağlı laptopla bütünleşmemiz :D
Yumul Gülen :P

Aa BUNLAR DA VARMIŞ :)

Related Posts with Thumbnails