protein kaçağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
protein kaçağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2011 Çarşamba

DOZ AŞIMI MUTSUZLUK :(

Çok mutsuzum :( Tuz biber ekildi yarama, kalbim ağır yaralı ve ben iyi hissedebilmek için yapabileceğim hiçbir şey olmadığının farkında üzüntüden delirmek üzereyim. Üzüntüden delirmek..

Elma yarım yarın olacağı operasyonu beklemek üzere bir hastanenin beyaz ışıklı odalarından birinde şu an. Az önce dondurma almak için kantine kaçtı; bu bir son gelişme. Dondurmayı çok sever Defdef, ben de ama her dondurma yediğimde benim başım ağrır.

Böbreğinde ciddi rakamlara ulaşmış protein kaçağından söz ediyor doktorlar. Yarın parça alacaklar kardeşimin böbreğinden. Son Kocaeli yolculuğum sırasında olacağı bu operasyon bir takım aksilikler yüzünden yarına ertelendi :( Ben onun yanında değilim :( O kadar üzgün ve kendimi ona ihanet etmiş -gibi değil!- hissediyorum ki :( Onun yalnız olmadığını bilmek bile teselli değil benim için :(

Soğuk bir bira içtim. Kafamın içinde binlerce birbirine dokunduğunda patladığı halde büyüyerek çoğalan baloncuk dolanıyor. Şu anda ihtiyacım olmayan bir duygu bu oysa :(

Mutsuzum yanında değilim. Aslında belki de bu benim bencilliğimdir bilmiyorum :( Keşke kanatlarım olsaydı ama ne yazık ki uçmak için çırpındıkça yere çakılan aptal bir tavuk gibiyim üstelik yumurtlayamayan sersem bir tavuk.. Keşke onu dinlemeseydim, sanki hep dinlermişim, bildiğimi okumazmışım gibi de nalet olası oyumu kullandıktan sonra ona geri dönseydim; benim oyum vatan mı kurtardı? Zaten kafam bozuk :(

Ah İnci hoca mahvettin beni; böyle sarhoşlamış gözümün önünden geçti akılda kalmazsa ayıp olur türünden güzel anılar.. Öğrenci harçlıklarıyla minibüs kiralayıp Defdef'i görmek için okuldan kaçıp hastaneye gelmişlerdi öğrencileri. Sanırım 2001di. Şimdi o öğrencilerin elebaşı Defdef'le meslektaş KPSS mağduru ücretli bir beden eğitimi öğretmeni; zaman zaman birlikte çalışıyorlar.

Ben olsaydım onun yanında şimdi ikimiz de çok mutlu olacaktık ama neyse ki beni aratmayacak arkadaşları var Defdef'in. Hemen hemen hepsi kafadan çatlak bir grup öğretmenin toplandığı bir okulda çalışıyor Defdef. Hepsini ben de çok sevdim. Teşekkürler müdürüm, Esen'im, Yaşar, Turan, Yunus Emre hocalarım ve öğrenci Fahrettin. Bu arada bugün Yaşar hoca hastanenin bahçesinde uyuz bir köpek görüyor ve gidip uyuz aşısı alıp uyuz olan köpeği arayarak buluyor ve aşıyı kendisi yapıyor hayvana :)

Bir de İnci hoca var; parmaklarımın arasına takılmıştı tutam tutam saç tellerim. Mahallenin erkek berberini çağırmıştı anneciğim eve; demişti ki 'böyle her gün eline geleceğine gel biz kökten çözelim şu işi' demişti. Severim kökten çözümleri. Saçlarım kazınırken ağlamaktan burnumdan baloncuklar çıkarmıştım derin nefeslerimin eşsiz eseri olarak :) Sümüklü bebeler gibi :)

Hastanede ilk yattığımda ikiz kardeşinin adı İnci olan asistan bir doktor vardı; biz de ikiziz ve benim durumum nadir bir durum diye bizimle çok ilgili, sanırım Kemal'di adı. Defdef onu kafalamıştı da bir pazar günü tekerlekli sandalyeye oturtup kaçırmıştı beni hastaneden :) Durumum gereği fazla uzaklaşamamıştık ama biz. Uyumuşuz ağaçların altında, çok uyumuşuz :) Sonra Defdef'in beni yatırdığı bankta beni, Defdef'i de çimenlerde uyurken bulmuştu Dr. Kemal bizi :) Kıytırıktan bir fırça yedikten sonra önde biz, arkada Dr. Kemal altı kişilik boş odaya dönmüştüm yeniden. Yıl '90, haziran sonu ya da en fazla olsun olsun temmuz ortası. Çok iyi hatırlıyorum çünkü doğum günümü kutladıktan bir gün sonra yatmıştım hastaneye. Türkiye'nin dokuz gün olarak kutlanan ilk kurban bayramı tatili. Ankara'da top oynayacak in cin bile yok; onlar da kaçmış güneye :)

Allah hastalara şifa versin.. Nalan ablama söz verdim, 'keşke Defdef'in başına geleceğine benim başıma gelsydi. Onun çocuğu var, ben kök salamadım' demeyeceğim.

Şimdi gitmeliyim artık..
Gerisini sonra anlatırım.
Emanet bilgisayarla ancak bu kadar :(
Internetim varken pc yok, pc varken internetim yok :( İkisini bir arada göremeyecek miyim ben ya :(

17 Mayıs 2011 Salı

BAŞLIK DÜŞÜNÜRKEN DEFDEF ÇAĞIRDI :)

Özledim yazmayı. Yazıp yazıp silmemeyi. Noktasızca noktalı virgülle (;) süren cümlelerimi bile özletti bana zaman..

ÖZLEDİM ARKADAŞLARIMI..
Yorgunum. İki ay içinde üç iklim değiştirip 3000 km. yol yapan bedenim dinlenmeyi özledi.

Fethiye-İzmir,
İzmir-Ankara,
Ankara-Fethiye,
Fethiye-Ankara,

Defdef'in önemsiz olması için bütün kalbimizle dua ettiğimiz bir sağlık sorununun nihai çözümü için böbreğinden alınacak parça operesi sırasında yanında olmak EN BÜYÜK İSTEĞİM; üç gün önce de Fethiye-Kocaeli hattı. Hakan bilmem kaç km. ardımda kaldı :( Her gittiğim yerde bir yanım eksik. Bir yanım özlem :(

Bazı sabahlar, uykudan bunalmış göz kapaklarımı 'acaba birazdan nerede açacağım' diye düşünmeden edemiyorum.

Yollar, koltukların arkasına monteli küçük ekranlardan izlediğim romantik komedi filmlerle daha çabuk bitiyor sanki. Mola anonsuyla uyandığımda aslında uyuduğumu hissettiğim yollar. Bir şehirdeki sevdiklerimden uzaklaştırırken beni başka bir şehirdeki sevdiklerime kavuşturan uzun gece yolları.

Kısıtlı molalara alışan idrar yollarımla sabahladığım gece yolları :)
Bana idrar yollarımı eğittiren gece yolları :)

Erdim'im ve sınıf arkadaşlarının yıl sonu gösterine de yetiştidim kendimi. Güzeldi, bütün çocuklar çok bşarılıydı. Sadece Erdim'le değil bütün çocuklarla çok gurur duyduk ama bir Ziya vardı ki bütün bir salonu gülmekten telef etti :) Ziya'nın yolu belli. Sahne işini sevdiğini anlamak hiç e zor değil. Onun çok başarılı olmasını diliyorum çünkü Ziya bunu hak ediyor. Oyunun bir yerinde bizim anlamadığımız bir hatası için bile oyunun sonunda çıkıp izleyiciden yaşlı gözlerle yüzü yerde, üzüntüsünden izleyicinin yüzüne bakmadan özür dileyen profesyonel bir minik o :)




Kötü kral Erdim ve tebaası; böyle tebaya can kurban..



Sonra da efe oldu :)

Erdim kötü kralı oynadı. Savaş ve strateji oyunlarına meraklı Erdim'in tebaasına en son sözünün 'kaçın, kurtarın canınızı' yerine 'hücum' olmasından son ana kadar çok korktuk ama neyse ki aklı selim Erdim bizi şaşırtmayı başarıp repliğine uyum gösterdi.

Defdef bir süredir nedeni bir türlü anlaşılamayan bir sorunla mücadele ediyor. Böbreklerinde protein kaçağı var :( Sorunun SLE ya da AS kaynaklı olup olmadığını henüz bilmiyoruz :( 1 haziranda parçanın alınmasını, sonrasında sonucun patolojiden gelmesini beklemekten başka yapacak hiçbir şeyimiz yok şimdilik. Biz de hayatı zehire bulamadan bu süreci atlatmaya çalışıyoruz. Defdef'in yeni bir adı var artık. Biz onu kısaca protein kaçakçısı diye çağırıyoruz artık :) Her şeyin yoluna girmesi için bütün dualarım..

Yazabilirsem bir dahaki yazı konuları:

1-INTERNET KORUMASI; BEYİNLERE PREZERVATİF!
2-EV SAHİBİME SAVAŞ AÇTIM; EL Mİ; BEN Mİ YAMAN??
3-MASMAVİ GÖZLERİ GÖRMEYEN (?) OSMAN AMCA :)
4-15 MAÇLIK BİR TURNUVADA STREETBALL HAKEMLİĞİ YAPACAĞIM. Heyecanlıyım.

Sabah 6.00
Körfez'e çok yaklaşmışken


SİZİ SEVİYORUM AMA MECBUREN GİDİYORUM :(

Aa BUNLAR DA VARMIŞ :)

Related Posts with Thumbnails